İnsan ağlaması gereken yerde ağlayamıyor, acı çekmesi gereken yerde en derinine kadar acısını çekemiyor, sevmesi gerektiğinde sevemiyorsa; bir sürüyle beraber yaşayıp beraber yürüyorsa, bir sürü gibi ağlıyor, bir sürü gibi seviyorsa, ne gereği var toprağa kök salmanın, bırakalım kendimizi bir çalılık olalım, yeşermeden yok olalım.
27 Ocak 2014 Pazartesi
O, senden hiçbir şey istemez – dostluğunu bile..
'Aslında güzel bir tek başınalık içinde yaşayan insan ilişki kurabilir çünkü ilişki onun ihtiyacı değildir. O bir dilenci değildir, senden hiçbir şey istemez – dostluğunu bile. O vericidir. Kendi neşe, huzur, sükunet ve mutluluğunu paylaşır. İşte o zaman aşkın tadı bambaşka olur, işte o zaman bu bir paylaşımdır. Her iki kişi de tek başınalığın güzelliğini biliyorsa, o zaman aşk en üst noktasına erişir, bu nadiren mümkün olur. İşte o zaman aşkın başı göklere erer.'
17 Ocak 2014 Cuma
Yaşam içi çelişkiler..
Eflatun'a: ''İNSANOĞLUNUN SİZİ EN ÇOK ŞAŞIRTAN İKİ DAVRANIŞI NEDİR?'' diye sorduklarında Filozof tek tek sıralamış:
''Çocukluktan sıkılırlar; büyümek için acele ederler.
Ne var ki çocukluklarını özlerler.
Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.
Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler.
Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar.
Sonuçta , ne bugünü ne de yarını, yaşarlar.
Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar.
Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.''
''Çocukluktan sıkılırlar; büyümek için acele ederler.
Ne var ki çocukluklarını özlerler.
Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.
Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler.
Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar.
Sonuçta , ne bugünü ne de yarını, yaşarlar.
Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar.
Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.''
13 Aralık 2013 Cuma
Ekran çocukları..
EKRAN karşısında büyüyen çocukların sosyalleşme, bireyselleşme ve psikososyal yönlerinin hepsi eksik ya da yetersiz kalacaktır.
Duygusal ilgi, sevgi ve birlikte geçirilecek zaman yerine, çocuğun televizyon karşısında kalması çok sakıncalı bir durum.
9 Aralık 2013 Pazartesi
Kendine yetememezlik..
'Sadece satraplarla muhatap oluruz: Herkes -elinden geldiğince- kendine bir sürü köle arar ya da bir tanesiyle yetinir. Hiç kimse kendine yetmez. En mütevazısı bile, otorite düşünü hayata geçirebilmek için daima bir arkadaş ya da bir refika bulacaktır. İtaat eden, sırası geldiğinde kendine itaat ettirir. Kurbanken cellat olur, herkesin en yüksek arzusudur bu. Sadece dilenciler ve bilgeler bunu hiç hissetmezler -belki de onların oyunları daha incedir.'
Emil Michel Cioran
Emil Michel Cioran
156 yıllık :-) tarihinde yolculuk!
Mesajlaşanların vazgeçilmezi olan ifadelerin ne zaman, nasıl ortaya çıktığını biliyor musunuz?
İletişim,
tarih boyunca teknolojinin gelişiminden her zaman aslan payını
almıştır. Bir zamanlar dumanla haberleşen insanoğlu, bugün artık
görüntülü telefonların keyfini çıkartıyor. İnternetin anında mesajlaşma
yazılımları ise günümüzde dünya çapında neredeyse en sık kullanılan
iletişim aracı haline geldi. Fakat pek çok kullanıcı için sanal iletişim
araçlarının bir eksiği var, duyguları ifade etmek hiç de kolay değil.
Bilim adamları yüz yüze konuşurken mimik ve ifadelerin, duyguları
iletmenin en önemli yöntemi olduğunu ispatladılar ama MSN'de
karşınızdakinin yüzünü görmediğiniz durumlarda onun tam olarak ne
hissettiğini bilmeniz mümkün değil.
7 Aralık 2013 Cumartesi
Terkedilmiş Olağanüstü Yerler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





