https://delilerkasabasi.blogspot.com/google-site-verification=google2d2f70c9684a41ad.html Deliler Kasabası: Çekici olmayan yüzler unutulmuyor! (?)

DELİLER TERK ETTİĞİ GÜN ŞEHİRLER YOK OLACAK…!

DELİLER TERK ETTİĞİ GÜN ŞEHİRLER YOK OLACAK…!
DELİLER TERK ETTİĞİ GÜN ŞEHİRLER YOK OLACAK…!

Translate

6 Şubat 2014 Perşembe

Çekici olmayan yüzler unutulmuyor! (?)


Güzellik kavramı üzerine konuşurken genellikle iki uç görüş öne sürülür: Bir yanda “güzellik tamamen bakanın gözündedir” denir, öte yanda “güzellik belirli matematiksel oranlar ve algoritmalarla ölçülebilir” savunulur. Gerçekte ikisi de tek başına gerçeği tam yansıtmaz.Güzellik; dönemden döneme, kültürden kültüre, hatta aynı toplum içinde farklı etnik gruplar arasında bile önemli ölçüde değişkenlik gösterir. Bu değişimde moda akımları, medya etkisi, popüler trendler ve sosyal normlar büyük rol oynar. Yani güzellik büyük oranda içinde yaşadığımız toplumun ortak algısı tarafından şekillenir.



Biz dermatologlar, medikal estetik uzmanları ve plastik cerrahlar olarak da tam bu noktada devreye gireriz: Hastalarımızın yüz ve vücutlarındaki çekicilik düzeyini yükseltmek, mevcut özellikleri daha uyumlu ve dikkat çekici hale getirmek için çeşitli müdahaleler yaparız.Peki çekicilik biyolojik olarak neye dayanır? Evrimsel psikoloji bu soruya net yanıtlar verir. Çekicilik, temelde “sağlıklı ve kaliteli genlere sahip olma” işaretidir. İyi genler taşıyan bireyler hayatta kalma ve üreme açısından avantajlıdır; bu yüzden beyinlerimiz çekici görünen kişilere doğal bir eğilim geliştirir. Bu eğilim tüm türlerde eş seçimini etkileyen temel bir biyolojik mekanizmadır.
Yüz ve vücutta yüksek simetri olması, kişinin gelişim sürecinde ciddi stres, hastalık veya çevresel olumsuzluk yaşamadığının güçlü bir kanıtıdır. Aynı şekilde, yüz hatlarının popülasyon ortalamasına yakın (yani “ortalama”) olması, genetik çeşitliliği ve güçlü bir bağışıklık sistemini yansıtır.
Bilişsel süreçler de yüz algısında etkilidir. Örneğin alışık olduğumuz tipik yüzleri daha hızlı tanır ve işleriz. Abartılı (karikatürize) yüzler ise dikkatimizi daha kolay çeker, fakat onları kategorize etmek daha zordur. Bu durum, yüzleri salt basit ölçülerle değil, daha karmaşık uzamsal ve bütünsel bir algı mekanizmasıyla değerlendirdiğimizi gösterir.Güzelliği tanımlarken iki temel yaklaşım öne çıkar:
  • Objektif bakış: Güzellik, biçim ile hacim arasındaki uyumlu dengedir.
  • Subjektif bakış: Güzellik, bir canlıda, nesnede ya da soyut bir fikirde duyusal haz ve hoşnutluk uyandıran özelliklerin toplamıdır.
Genel kabul gören tanım ise şöyledir: Güzellik; orantı, renk, biçim gibi niteliklerin bir araya gelerek insanda keyif ve beğeni uyandıran kombinasyonudur.Yüz, onlarca anatomik yapının birleşiminden oluşan karmaşık bir kompozittir. Çekicilik değerlendirilirken bu kompozitin en belirleyici iki unsuru şunlardır:
  1. Yüzün simetrisi
  2. Yüzün popülasyon ortalamasına yakınlığı (ortalama yüz hipotezi)
Ortalama yüz hipotezi (Averageness Hypothesis), Judith Langlois ve Lori Roggman’ın 1990 yılındaki öncü çalışmasıyla bilim dünyasında kabul görmüştür. Araştırmacılar, aynı etnik kökenden gelen çok sayıda yüz fotoğrafını dijital olarak üst üste bindirip “ortalama yüz” oluşturmuşlardır. Sonuç dikkat çekicidir: Bu sentetik ortalama yüz, bireysel fotoğraflardan belirgin şekilde daha çekici bulunmuştur.Bu bulgu, “ortalama güzellik” olarak adlandırılır. Bir yüz ne kadar popülasyon ortalamasına yakınsa (yani “tipik” özelliklere sahipse), o kadar yüksek çekicilik puanı alır. Kadınlarda da erkeklerde de bu ilişki geçerlidir.Örneğin, bir grup kadın yüzü fotoğrafı alınır ve bilgisayar ortamında ortalama bir yüz oluşturulur. Orijinal fotoğraflardaki yüzler bu ortalama yüze ne kadar yakınsa, insanlar tarafından o kadar güzel/çekici olarak değerlendirilir.Bu ortalama yüzün çekiciliği, simetri artışı, tanıdıklık hissi ve “prototiplere yakınlık” gibi faktörlerin birleşimiyle açıklanır. Günümüzde estetik uygulamalarda da sıkça bu prensiplerden yararlanılır: Amacımız, yüzü aşırı değiştirmeden, doğal ortalama değerlere daha yakın ve dengeli bir hale getirmektir.Kısacası güzellik ne tamamen özneldir ne de katı matematiksel kurallara bağlıdır; biyolojik temeller, evrimsel sinyaller ve kültürel etkilerin dinamik bir etkileşimiyle ortaya çıkar.


Neden unutulduğumu şimdi anladım :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Merhaba ilham peşindeki yol arkadaşı, bu satırları okuduğun için teşekkürler. En gurur duyduğun adım ne, ya da bugünkü hedefin? Yorumda anlatır mısın, birbirimize güç verelim.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı