ABD eğitim sisteminin, özellikle ilkokul yıllarında, giderek kadınsı nitelikler (duygusal ifade, işbirliği, uyum) kazandığı görüşü, cinsiyet çalışmaları ve eğitim eleştirilerinde tartışılıyor. Bu yaklaşım, kadın bakış açısının norm haline gelip fark edilmediğini savunuyor. Aşağıda konuyu netleştireceğim.
Tarihsel BağlamÖğretmenlik mesleğinin kadınsılaşması 19. yüzyıla dayanıyor:
- Erken Dönem (1790'lar–1870'ler): Kamu eğitimi genişledikçe kadınlar düşük maaşla öğretmen oldu; 1840'larda erkekleri sayıca geçti.
- Normal Okullar (19.–20. Yüzyıl): Kadın ağırlıklı okullar empati ve ahlak vurgusu yaptı; 1930'larda kadın oranı %80–90'a ulaştı.
- Modern Dönem: Bugün ilkokul öğretmenlerinin %89'u kadın; SEL programları duygusal odaklı.
- Erkek çocuklar DEHB teşhisinde 2–3 kat fazla; uzaklaştırma ve düşük okuma oranları yüksek.
- SEL programları "terapötik" odak yaratıyor, erkekleri yabancılaştırıyor.
- Kadınsılaşma öğretmen tükenmişliğine katkıda bulunuyor.
- Kadın üstünlüğü eşitlik ilerlemesi; stereotipler zararlı.
- Erkek düşük performansı toplumsal faktörlerden (toksik erkeklik, yoksulluk) kaynaklanıyor.
- Cinsiyet normları ırk ve sınıf ile kesişiyor.
- Erkek öğretmenleri teşvik etmek.
- Müfredata aktif öğrenme eklemek.
- Cinsiyet önyargısı eğitimi.
- Toplumsal değişim (maaş eşitliği).
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Merhaba ilham peşindeki yol arkadaşı, bu satırları okuduğun için teşekkürler. En gurur duyduğun adım ne, ya da bugünkü hedefin? Yorumda anlatır mısın, birbirimize güç verelim.