Dondurmacıya uğrayıp iki top dondurma kapmak ya da mutfakta kendi karışımınızı dondurmak, bu tatlı günü en basit haliyle kutlamanın yolu. Eskiden sarayların ve zengin konakların serinleten lüksü olan dondurma, buzdolaplarının ve soğutma teknolojisinin yaygınlaşmasıyla artık her evin vazgeçilmezi.
30 Ekim 2025 Perşembe
Dondurmanın yolculuğu
29 Ekim 2025 Çarşamba
Kola Ülkemizde neden komple yasaklanmıyor?
Kola (yani Coca-Cola ve benzeri gazlı içecekler) Türkiye'de tamamen yasaklanmıyor çünkü:
- Gıda kodeksine göre şekerli gazlı içeceklerde şeker oranı %10'u geçemez. Kola bu sınırı aşmıyor.
- Kafein miktarı da litrede 150 mg'ı geçemez. Kola'da yaklaşık 100
8 Ekim 2025 Çarşamba
"Anladım. Çatladım. Aklımı bıraktım." ˢᵉᵈᵃ ᴾᴱᴷᴳÖᶻ @Mi_DeliMiDeli
"Anladım. Çatladım. Aklımı bıraktım."
Denedim, direndim, anlamaya çalıştım. Ama sonra... Anladım. Çatladım.
5 Ağustos 2025 Salı
Yurt Çadırının Mimari Özellikleri
Türklerin tarih boyunca göçebe yaşam tarzı, onların doğayla uyumlu bir yaşam sürmelerini sağlayan önemli bir unsur olmuştur. Bu yaşam tarzının merkezinde yer alan “yurt” çadırı, Türk kültürünün pratik zekâsını, çevresel uyumunu ve estetik anlayışını yansıtan eşsiz bir yapıdır. Yurt, sadece bir barınak olmaktan öte, Türklerin yaşam felsefesini, toplumsal düzenini ve doğayla kurdukları ilişkiyi temsil eder. Aşağıda, yurt çadırının özelliklerini, kültürel önemini ve Türklerin doğayla uyumlu yaşam tarzını daha ayrıntılı bir şekilde ele alıyorum.
- Taşınabilirlik: Yurt, kolayca kurulup sökülebilir bir yapıya sahiptir. Göçebe Türkler, mevsimsel göçler sırasında çadırlarını kısa sürede demonte ederek hayvanlarla taşıyabilir ve yeni bir alanda tekrar kurabilirlerdi. Bu, çadırın hafif ama dayanıklı malzemelerden yapılmasını gerektiriyordu. Ahşap iskelet, genellikle katlanabilir bir kafes sistemi (kerge) ve çatı için eğimli çubuklardan oluşurdu.
12 Temmuz 2025 Cumartesi
Alışmadık Alışmayacağız: Sivil Kayıtsızlık: Toplumun Sessiz Kuralları
26 Mayıs 2025 Pazartesi
Kadın mı, Bayan mı? Cinsiyetçilikten İnsanlığa Uzanan Bir Tartışma
Son yıllarda Türkçe’de “bayan” yerine “kadın” kelimesinin kullanılması gerektiği sıkça konuşuluyor. Kimileri için bu, dilin toplumsal cinsiyet algısını yansıttığı için önemli bir mesele. Kimileri içinse, günlük hayatın daha büyük sorunları varken gereksiz bir “yaygara”.
Dil, cinsiyet rolleri, bireysel sorumluluk ve insanlığın gerçek meseleleri üzerine bir yolculuk.
Akılcı Bir Dünyada Çocuk Sahibi Olma Motivasyonlarının Felsefi Sorgulaması
Schopenhauer soruyor: "Şu çocuk dünyaya getirme işi şimdi olduğu gibi bir zorunluluk veya bedensel zevkin eşlik ettiği bir şey değil de tamamen düşünülüp taşınarak akılla yapılan bir iş olsaydı acaba insan soyu gerçekten varlığını sürdürmek ister miydi?"
Bu soruda, çocuk sahibi olma kararının tamamen akıl ve mantık çerçevesinde alındığı bir senaryo üzerinden insan soyunun devam etme isteği sorgulanıyor. İnsanların çocuk sahibi olma motivasyonlarını üç ana kategoride toplarsak: yardım, miras ve soyun devamı.
Şimdi, analiz edelim:
- Yardım Motivasyonu: İnsanların çocukları bir tür "yardımcı" olarak gördüğünü söyleyebiliriz. Bu, tarihsel olarak tarım toplumlarında veya aile işletmelerinde sıkça görülen bir durumdur; çocuklar, ailenin ekonomik yükünü paylaşır veya yaşlılıkta destek olur. Ancak bu motivasyon, modern toplumlarda sosyal güvenlik sistemlerinin gelişmesi ve bireyselliğin artmasıyla zayıflamış olabilir. Akılcı bir dünyada, bu nedenin ağırlığı, ekonomik ve sosyal koşullara bağlı olarak değişir.
- Miras Motivasyonu: Mallarını bırakmak için çocuk sahibi olma fikri, insanın ölümsüzlük





